Kıssadan Hisse

Hz Yunus (a s) Menkıbesi

Hz. Yunus’u (a.s.) balık, Allah’ın emriyle sahile bırakmıştı.

Cenab-ı Hak, sahilde peygamberini barındırmak için hemen kabak ağacı bitirivermişti.

Hz. Yunus (a.s.), balığın karnından çıktıktan sonra hayli bir zaman bu kabak ağacı veya kabak kökenlerinin o kocaman yapraklan içinde halsiz bir halde kalmış, hiç kimsecikler görmeden o yapraklar içinde kendisine gelmiş, iyileşmiş ve ayağa kalkmış, sağlığına kavuşmuştur.

Hatta menkıbenin şöyle bir de devamı vardır. Yunus (a.s.), balığın karnında etleri kemiklerine geçmiş halde bayağı yıpranmıştır. İşte bu kabak yapraklan arasında kendisine gelip toparlanmıştır.

Hz. Yunus peygamber, kendisine gelmiş ve sahilde, kumlukta cıvıl cıvıl oynayan çocuklar görmüş ve bulunduğu kabak yaprakları arasından onları seyretmiştir.

Kumlukta oynayan çocukları seyrederken içlerinden bir çocuğun ayakta dikildiğini ve sağa sola koşamadığım gören Hz. Yunus (a.s.), çocuğun âmâ (kör) olduğunu fark eder.

İçinden (gönlünden) bununda gözleri görseydi, o da arkadaşları gibi koşup oynardı, diye düşünür.

Cenab-ı Hak, o anda çocuğun gözlerini açıverir. Çocuk gözleri açılır açılmaz, hemen arkadaşlarının oyununa karışır ve başlar arkadaşlarının ayaklarına çelme takarak düşürmeye.

O arkadaşını iter, öbür arkadaşını tekmeler derken, bu sefer Hz. Yunus peygamberin bulunduğu kabak yapraklarının olduğu tarafa gelir ve Hz. Yunus (a.s.)’ı görür ve arkadaşlarına bağırır:

“Gelin, gelin! Burada çıplak bir adam var” der.

Hz. Yunus peygamber, “tövbe ya Rabbi! gönlümden geçirdiğim bu çocuğun gözleri görseydi, o da arkadaşlarıyla oynardı düşüncemden dolayı, beni bağışla” der. Çünkü o çocuğun kör (âmâ) olması bir hikmetin gereğidir.

Cenab-ı Hak, her şeyi yerli yerince yapar. Bir hikmeti, bir sırrı vardır. Yüce Allah, kimi ne şekilde yapmışsa onun oluşu bir sır, bir hikmettir. Onu kullar bilemez demek olur.

Hacet Namazı Duası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Yükleniyor...
Başa dön tuşu