İslami Rüya Tabirleri Rüya Tabirleri rüyada yılan görmek rüyada kedi görmek rüyada fare görmek rüyada köpek görmek rüyada ağlamak rüyada hamile olduğunu görmek rüyada kavga etmek rüyada deprem olduğunu görmek rüyada eski sevgiliyi görmek rüyada kar görmek rüyada bebek görmek rüyada deniz görmek rüyada para görmek rüyada balık görmek Rüyada At Görmek
DOLAR
8,2971
EURO
9,9864
ALTIN
477,49
BIST
1.337
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
17°C
Cumartesi Gök Gürültülü
16°C
Pazar Çok Bulutlu
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
16°C

Rüya Türleri Nelerdir? Kaç Çeşit Rüya Vardır?

Rüya Türleri Nelerdir? Kaç Çeşit Rüya Vardır?
04.01.2019
0
A+
A-

– Allah’tan müjdeler olan Salih rüyalar
– Hadis-ün-nefsi denilen bilinçaltı rüyalar
– Şeytandan kaynaklanan korkulu rüyalar
Ünlü rüya yorumcularından İbni Şirin hazretleri buyurmuştur ‘ki;
“Sen uyanıkken Allah’tan mutlak kork, şüphesiz rüyada gördüklerine asla aldırış etme! Çünkü rüyada gördüklerin sana hiçbir zarar veremezler biizniAllah”.

Rüyalar, İbn-i Mâce’nin Avf ibni Mâlik’ten rivayet ettiği bir hadis-i şerife nazaran üç kısımdır:

1. insanları mahzun etmek için şeytan tarafından ika edilen bazı hâilevî, korkunç rüyalardır. Yüksek bir yerden düşmek, köpek tarafından ısırılma, (yılan gibi muzır canavarların hücumu) gibi… Bunlar esas ve asılsız şeylerdir. İnsan böyle bir rüya görünce (derhal) Cenâb-ı Hakk’a sığınmak ve bunu başkalarına hikâye etmemelidir.

2. İnsanın uyanıkken ehemmiyetle meşgul olduğu şeylere ait gördüğü rüyalardır. Bunlar da birer kuruntu veya inhiraf-ı mizaç neticesi olduğundan esassız şeylerdir…

3. Nübüvvetin kırk altı cüz’ünden bir cüz’ü addolunan rüyalardır. Bunlar taraf-ı ilâhîden birer beşaret veya inzar (korkutma) mahiyetinde olup, bunları bir kısım melekler ümmül kitaptan telâkki ederek uyuyanların ruhlarına ilham ederler… (Câmiussağir şerhleri)

Birinci ve ikinci kısım rüyalar, birer rüyayı bâtıladır. Bunlara din lisanında “hulüm” denir. Cem’i: Anlamdır. Bunlar karma karışık şeyler olduğundan “Adğâsi ahlâm” da denir. Adğâs, yaşı kurusuna karışmış ot demetleri demektir.

Üçüncü kısım rüyalara ise birer “rüyayı sâdıka” denilir. Bu sâdık rüyalar, doğru sözlü, temiz ve pak yürekli, nezih itikatlı zatlara alelekser nasip olur. Ve bu halde bunlara “rüyayı sâliha” adı da verilir…

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’e 23 sene vahy-i ilâhi nazil olmuş ve bu vahiy ilk altı ay zarfında lihikmetin rüya-yı sâliha suretiyle tecelli etmiştir. İşte bu itibar iledir ki, bu kabil rüyalar birer hakikate tercüman olarak ilm-i nübüvvetin 46 cüzünden bir cüz sayılmıştır.

Nitekim bir hadis-i şerifte: “Errü’yâüs sâlihati cüz’ün min sittetin ve erbaıyne cüz’ün mine ‘n-nübüvveti” buyurulmuştur.

Rüyalar, hukemâya göre de şu iki kısma ayrılmıştır:

1. Afakî, bir hadiseye delâlet etmeyen, kuvve-i hayâliyenin bir neticesi olan esassız rüyalardır. Bunlar ya insanın uyanıkken vuku bulan kuruntularından neş’et eder, veya insanın mizacındaki tahavvülâttan ileri gelir. Nitekim insan çok düşündüğü, çok özlediği bir dostunu daima rüyasında, bir hasta da kendisini (suya karşı hararetinden dolayı) çeşmeler, ırmaklar, pınarlar kenarında bulur. Bütün bu rüyalar hayâlât ve evhamdan ibarettir..

2. Evvelce vuku bulmuş veya âtiyen vuku bulacak âfâkî bir hadiseye delâlet eden rüyalardır ki, o hadiseye bilahare, uyanıklık hâlinde ıttıla’husule gelir. Acaba insan, kendisince henüz meçhul olan bir hadiseden böyle rüya vasıtasıyla nasıl haberdar olabiliyor?..

Bu mesele, hakikat-i insaniye ile alâkadardır. İnsanın hakikati yalnız şu beş hassadan ibaret değildir. Belki insan asıl “nefs-i natıka” denilen ulvî bir ruhtan ibarettir. Bu ruhun, bütün server-i hâdisatın mürtesim bulunduğu âlem-i melekûta manevî bir ittisali vardır.

Ruh, uyku halinde beden ile iştigalden âzâde kalınca bu melekût  âlemine teveccüh eder, bir âyineye karşısındaki eşya mün’akis olduğu gibi ruha da melekût alemindeki hâdisat suretlerinden bazıları müntabi olur..
Ruh böylece kendisine mün’akis olan sureti, hiss-i müştereke nakleder. Kuvve-i mütehavvile, bu sureti ya olduğu halde bırakır veya ona münasip veya zıd bir şekil verir.

Binaenaleyh insan uykudan uyanınca o sureti ya olduğu gibi sarih bir halde mütehayyilenin verdiği şekilde veya bir nevi rumuzât ve işârât halinde tahattur eder. Ve böyle başka bir şekil alan rüyalar tâbire, neye delâlet ettiğini tahmin ve tâyine muhtaç olur.

Bu ikinci kısım rüyalar, birer rüya-yı sahihadır. Bunlar birer idrakten ibarettir. Bu kabil rüyaların sıhhati, birçok vukuat ile bedahet mertebesine varmıştır. Bunun vukuunu inkâr etmek, insanın hakikatini adem-i takdirden neş’et eder…

Rüya içinde rüya görmek ne demek? Ne anlama gelir?

Yaşanan olaylara karşı kendini kaptırması ve biraz geriye çekilmesi ve tekrardan değerlendirmeler yapması anlamına gelmektedir. Almış olduğu kararlar doğrultusunda sıkıntılar yaşamasında tabir edilmektedir.

Örneklerle açıklayacak olursak; O yerin kokusunu almak, sanki ben buraya önceden gelmiştim, bu olayı önceden yaşamıştım, gibisinden sözler ile tabir edilir. Dejavu olayıdır. Metafizikte Dejavu olarak tabir edilir. Önceden görmüşlük halidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.



Yükleniyor...