Kuranda Mümin Adamın Öyküsü

FİRAVUN AİLESİNDEN MÜMİN ADAMIN ÖYKÜSÜ

Kuranda Mümin Adamın Öyküsü, “And olsun ki, Musa’yı mucizelerimiz ve apaçık delillerle Firavun, Hâmân ve Karun’a gönderdik. Onlar: “Bu, yalancı sihirbazın biridir” dediler. Musa, katımızdan onlara gerçeği getirince, “Onunla beraber iman etmiş kimselerin oğullarını Öldürün, kadınlarını sağ bırakın” dediler. Ama inkarcıların
hilesi elbette boşa gider.

Firavun, “Beni bırakın Musa’yı öldüreyim, o, rabbini çağırsın. Onun, sizin dininizi değiştirmesinden veya yer
yüzünde bozgun çıkarmasından korkuyorum” dedi. Musa, “Şüphesiz ben, hesap görülecek güne inanmayan
böbürlenenlerin hepsinden, benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Allaha sığınırım” dedi.

Firavun ailesinden olup da inandığını gizleyen bir adam dedi ki “Rabbim Allahtır, diyen bir adamı mı öldüreceksiniz? Oysa size rabbinizden belgelerle gelmiştir, eğer yalancı ise, yalanı kendisinedir, eğer doğru sözlü ise, sizi tehdit ettiklerinin bir kısmı başınıza gelebilir. Şüphesiz Allah, aşırı yalancıyı doğru yola eriştirmez”.

“Ey milletim! Bugün memlekette hükümranlık sizindir, galip olanlar sizsiniz. Ama Allanın baskını bize çatınca, ona
karşı kim yardım eder? ”

Firavun; “Ben size kendi görüşümden başkasını söylemiyorum. Ben size ancak doğru yolu gösteriyorum”
dedi.

İnanmış olan adam dedi ki; “Ey milletim! Şüphesiz ben sizin için, Nuh milletinin, Âd, Semud ve onlardan sonra
gelenlerin durumu gibi, peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum.
Allah kullara zulüm dilemez.

Ey milletim! Feryat edeceğiniz günden sizin hesabınıza korkuyorum. Arkanıza dönüp kaçacağınız gün Allaha karşı
sizi koruyan bulunmaz. Allanın saptırdığını doğru yola getirecek yoktur.

And olsun ki Yusuf da, daha önce size belgelerle gelmişti. Size getirdiği şeylerden şüphelenip durmuştunuz.

Sonunda Yusuf ölünce, “Allah onun ardından hiçbir peygamber göndermeyecek” demiştiniz. Allah, aşırı
şüpheciyi işte böyle saptırır.

Bunlar, Allanın ayetleri üzerinde kendilerine gelmiş bir delil bulunmadan tartışırlar. Bu, Allah katında da, inananların yanında da öfkeyi artırır. Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini bundan dolayı mühürler.”

Firavun, “Ey Hâmân! Bana bir kule yap; Belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa’nın tanrısını görürüm.

Doğrusu ben, onu yalancı sanıyorum” dedi. Firavun ‘a, kötü işi böylece güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkondu.
Firavunun hilesi elbette boşa gidecekti.

İnanan o kimse dedi ki:” milletim! Bana uyun, sizi doğru yola eriştireyim, milletim! Şüphesiz bu dünya hayatı
geçicidir, ama ahiret, şüphesiz o kalınacak yurttur. Kim bir kötülük işlerse, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek kim inanarak yararlı iş işlerse, işte onlar cennete girerler. Orada hesapsız şekilde rızıklanırlar.

Ey milletim! Nedir başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz. Siz beni Allah’ı
inkar etmeye, bilmediğim bir şeyi ona ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise, sizi güçlü olan, çok bağışlayan
ASSaha çağırıyorum. Şüphesiz kendisine çağırdığınızın, bu dünyada da, ahirette de çağrısının olamayacağında,
hepimizin Allaha döneceğinde, aşırı gidenlerin ateşlikler olduğunda şüphe yoktur. Size söylediğimi hatırlayacaksınız.

Ben işimi Allaha bırakıyorum. Şüphesiz Allah kullan görür.” Allah o adamı, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azap Firavunun adamlarını sardı. Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet günü “Firavunun adamlarını azabın en ağırına sokun” denir.”

Firavun Ailesinden Mümin Olan Bu Adam Kimdir?

Tefsirciler ve tarihçiler, Firavun ailesinden mümin olan bu adamın kimliğini tespitte, Firavun ve kavmi ile ilişkisinin
ne olduğu, başlangıcı ve sonunun nasıl olduğu konusunda ihtilaf etmişlerdir. Bazıları Firavunun amcasının oğlu olduğunu ve Firavundan korkuttuğu için imanını gizlediğini söylemişlerdir.

Adının ne olduğunda ihtilaf etmişlerdir. Kimileri adının Şem’un olduğunu söylemiş, kimisi Hayr, kimisi Habrek
olduğunu söylemiş, kimileri de Şem’an veya Habib olduğunu söylerken, çok kişi d^ adının Hazafil olduğunu
söylemiştir.

ar anlatarak şöyle der: “Firavunun yakınlarındandı. Marangozdu. Musa’nın içine konulması ve suya bırakılması
için annesine sandığı yapan odur. Firavunun hazine müdürlüğünü yüz yıl yapmış olduğu söylenir. Ancak Hz. Musa’yı Allah sihirbazlara galip getirdikten sonra imanını açığa vurmuştur. Sonucu sihirbazların sonucu gibi olmuştur.

Firavun, onlarla beraber onu da alarak asmış ve öldürmüştür. Kansı Maşita, Firavunun kızıdır. O da kendisi
gibi mümindi. Onu öldürdükten sonra Firavun karısını da almış ve çocuklarıyla beraber öldürmüştür.

Firavun ailesinden mümin olan bu kişiyi sağlam güvenilir kaynaklarda aradığımız zaman, öyküsünün ayrıntıları
hakkında bilginin bulunmadığını, adının da Kuran’da açıklanmadığını görürüz.

Kuranda adı belirtilmediği gibi öyküsünün ayrıntıları da verilmemiştir. Hz. Peygamber de bunu açıklamamıştır. Ashap, adamın öyküsüne dalmaktan kaçınmış ve Kuranın söyledikleriyle yetinmişlerdir.

Bu sebepten biz de Firavun ailesinden mümin olan bu adamın öyküsü ile ilgili Kur’an ve sahih hadisin söyledikleriyle yetiniyor, bunlarda verilen bilgilerin bize yeterli olduğuna inanıyor, ashap, tabiin ve objektif alimlere
yeten bilgilerin bize de yeterli olduğuna inanıyoruz. Firavun ailesinden mümin olan bu adam, Kuranda açıklanmayan (mübhem)lerdendir. Onun için, Allanın onu Kuranda bilinmeyen olarak bıraktığı gibi kalması ve açıklanmamış yönlerini açıklamak için israiliyyata başvurmanın caiz olmaması gerekir.

Bilmediğimiz şeylere dalmak yerine, öyküsünden Kuranda yer alan bilgilerle yetirmemiz gerekir. İman, davet,
cüret ve cesaret, açıklama, etkileme ve cihatla ilgili ibret, ders, anlam ve görüntüleri Kurandan alalım.

İmam Ibn kesir, adam hakkında ayrıntılara dalmamış, öyküsünden dersler ve ibretler çıkarmamız gerektiğini
belirterek şöyle demiştir:

“Amaç, bu adamın imanını gizlediğini bilmemizdir. Firavun Allahlın laneti üzerine olsun Musa’yı öldürmeğe
kalkışıp kurmaylarının bu konuda düşüncelerini sorunca, mümin adam, Musa için korkmuş ve biraz okşayıcı, biraz da korkutucu bir konuşma ile Firavunu güzellikle bu işten vazgeçirmeye çalışmıştır.”

Musanın Annesinin Öyküsü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı

Yükleniyor...
Başa dön tuşu