Haccın Yapılışı

Hac Nasıl Yapılır?

Haccın Yapılışı, Hac kelimesi lügatte; kastetmek, bir şeye veya bir yere yönelmeyi gönülden geçirmek manalarında kullanılır. Şeriat ıstılahındaki anlamı ise: «Belirli zamanda Arafat’ta bir süre durmak, belirli hareketlerle Kâbe’yi ve çevresindeki kutsal yerleri ziyaret etmektir.

İFRAD HACCI

îfrad Hac’ı, Umre’siz yapılan Hac’dır. Hac ayları içinde Hac’dan önce Umre yapmaksızın yalnız Hac vazifelerini yerine getirenler «îfrad Hac’ı» yapmış olurlar. Biz bu fasılda îfrad Hac’ını esas alarak bir Hac’ın nazarî olarak tatbikatını (uygulanışını) göstermeye çalışacağız.

Haccın Yapılışı, HACCA İLK ADIM

Haco yolculuğuna çıkan kimse Mikat mahalline varınca ihrama girmeden önce yapılması lazım gelen temizlikleri yapıp boy abdesti aldıktan sonra hazırladığı izar ve ridaya bürünür, ardından iki rek’at ihram namazı kılar. Namazı müteakip :

Allahümme inni üridülHace

«Allahümme inni üridülHace feyessirhü li ve tekabbelhü minni.»

Manası:

«Allah’ım! Hacetmek istiyorum, onu bana kolay kıl ve benden kabül eyle.» diye dua eder. Duayı kalben yapmak yeterli ise de dil ile söylenmesi daha güzeldir. Duadan sonra da yüksek sesle hemen telbiye eder.

Niyet ve telbiye ile hacı namzedi ihrama girmiş olur. İhramdan çıkıncaya kadar hanımıyla cinsi münasebette bulunamaz. O’nu öpüp okşayamaz, dikişli elbise giyinemez. Kötü lakırdılar etmez, kimseyle ağız münakaşası yapmaz. Her namazın ardından ve yolda, ka filelere rastladıkça, yokuşlara çıkıp, inişleri indikçe, seher
vakitlerinde yüksek sesle telbiyede bulunur.

MEKKE’YE GİRİŞ

Mekke’ye varacağı zaman boy abdesti veya abdest alır. Mekke’ye girince hemen Harem-i Şerif’e gider. Ka’be’yi görünce tekbir ve tehlil getirir, salavat okur, içinden geldiğince dua eder. Bu esnada yapılacak duaların kabül edileceği muştulandığından sorgusuzsualsiz Cennet’e koyulmak istenmelidir. Ayrıca Hz. Ömer’den
rivayet edilen şu duayı yapması da yerinde olur :

Allahümme entesselamü

«Allahümme entesselamü ve minkesselam. Fe ahyina Rabbena bisselam. Allahümme zid beyteke haza ta’zimen ve teşrifen ve tekrimen ve mehabeten ve zid men şerrafehü ve azzamehü ve kerramehü men Hacehü evi’temerahü teşrîfen ve tekrîmen ve ta’zimen ve birra.»

Manası:

«İlahi! Şensin selam sıfatının sahibi. Şendendir selamet. Ey Rabbimiz! Bizi selamet ile dirilt.

Allah’ım! Şu beytinin yüceliğini, şerefini, onurunu ve heybetini artır. Ona hürmet edenlerin, tazimde bulunanların, Hac ve umre yaparak onu şereflendirenlerin şereflerini, derecelerini, iyiliklerini artır.»

Bundan sonra Hacer-i Esved cihetine yönelir, namaza başlayacakmış gibi ellerini kulakları hizasına değin kaldırarak tekbir alır ve Hacer-i Esved’i istilam eder. Yani elini ve yüzünü sürer. İstilam başkalarının incitilmemesi kaydıyla sünnettir. İzdiham sebebiyle yakından istilam mümkün olmazsa, uzaktan ellerinin ayasını Hacer-i Esved’in üzerine koyar gibi işaret ederek o tarafa yönelir ve sağ elinin içini öper.

İLK TAVAF VE MAKAM I İBRAHİM’DE NAMAZ

Hacer-i Esved başlangıç olmak üzere Ka’be’yi sola alarak Ka’be’nin kapısına doğru sağa gider ve Hatim’in arkasından Ka’be’yi dolaşarak başladığı yere gelir ve bu şekilde Beytullah’ın çevresini yedi defa dolaşarak «Kudüm Tavaf»ını yapar. Bu tavafın ilk üç şavtmda (turunda) «Remel» yapar. (Remel: Tavafın ilk üç savtında erkeklerin kısa adımlarla koşarak ve omuzlarını silkerek sür’atli ve çalımlı yürüme) Hacer-i Esved’e veya hizasına her gelişte onu istilam eder. Yedinci şavtın istilamıyla tavaf tamamlanmış olur.

– Kerahet vakti değilse – tavaftan sonra Makam-ı İbrahim’e vararak burada; yer bulamadıysa Mescid’in mümkün olan bir yerinde iki rek’at namaz kılar ve namazdan sonra tekrar Hacer-i Esved’i istilam eder. Tavaf Namazı vacip olduğundan, herhangi bir sebeble o da kılınamazsa bilahere muhakkak kılınması gerekir. Bu ilk tavafa
«Kudüm Tavafı» denir.

SAFA İLE MERVE ARASINDA İLK SA’Y

Tavaf Namazından sonra Mes’a’ya (Safa ile Merve arasında sa’y yapılan yere) gider. Burada Safa tepesinden Beytullah’ın görülebileceği bir yüksekliğe kadar çıkar, Ka’be’ye yönelir, tekbir ve tehlil getirir, Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem’e salavat okur, gönlünden geldiğince Allah’a dua ve niyazda bulunur. Ardından Safa’dan inerek Merve yönüne doğru sükünet ve vakar ile yürür.

Batn-i Vadi denilen yere vardığında, iki yeşil sütün arasında hervele yapar, sonra tekrar yavaş yavaş yürüyerek Merve’ye çıkar. Merve’de de Safa tepesinde yaptıklarını yapar. Bu şekilde Safa’dan Merve’ye dört defa, Merve’den Safa’ya da üç kez gider-gelir. Sa’y esnasmda telbiye yapar. Hervele ederken (iki sütün arasında sür’atle
yürürken)

Rabbiğfir

«Rabbiğfir lî verham ve tecavez amma ta’lem. İnneke entel’eazzül’ekrem. Vehdini bileti hiye ekvam. Fe inneke ta’lemü ve la na’lem.»

Manası:

«Ey Rabbim! Beni bağışla, merhamet, et bildiğin kusurlarıma bakma. Çünkü sen en güçlü, en keremli olansın. Beni en doğru olana ilet. Sen bilirsin, biz bilmeyiz.» mealindeki duayı okur.

MEKKE’DE BEKLEYİŞ

İfrad Hac’ına niyet etmiş olan Hacı Adayımız bu ilk sa’y’dan sonra ihramlı olarak Mekke’de kalır, dilediği zaman Beytullah’ı tavaf eder. Bu tavaflarda remel yapmayacağı gibi Safa ile Merve arasında Sa’y da yapmaz.

Terviye gününden bir gün önce, yani Zi’l-Hicce’nin yedinci günü imam bir hutbe okur, hutbede halka Mina’ya çıkılmasından ve burada kalınmasından, Arafat’taki vazifelerden bahseder.

MİNA VE ARAFATA ÇIKIŞ

Terviye günü diye anılan Zi’l-Hicce’nin sekizinci günü Sabah Namazını Mekke’de kıldıktan ve Güneş doğduktan sonra Mina’ya çıkar, burada mümkünse «Hayf Mescidi» yakınındaki bir yerde konaklar ve Arefe Gününün Sabah Namazını kılıncaya kadar orada kalır. Arefe günü Sabah Namazını kıldıktan sonra Arafat’a gider, zeval
vaktine değin burada kalır, öğle vakti «Nemife Mescidi»ne gider.

Burada okunacak hutbelerden sonra cemaat-i kübra ile «cem-i takdim» süretiyle Öğle ve İkindi Namazları birlikte kılınır.

Mümkün olursa Arafat’ta vakfeden önce boy abdesti alır. Cebel-i Rahme yakınında vakfe yaparak tekbir, tehlil getirir, telbiye yapar. İçinden geldiğince dua eder. Güneş batıncaya kadar Arafat’ta kalır. Güneş battıktan sonra herkes ile birlikte yavaş yavaş Arafat’tan inerek Müzdelife’ye gelir, Kuzeh tepesi yakınlarında bir yerde konaklar. Yolda Akşam Namazını kılmaz. Vazifeli imam, Akşam ve Yatsı Namazlarını bir ezan ve tek kametle Yatsı vaktinde
kıldırır. Buna «Cem-i te’hir» denir.

Müzdelife’de gecelemek sünnet olduğundan geceyi Müzdelife’de geçirir. Kurban Bayramının birinci günü fecir doğunca imam, hacılara alaca karanlıkta (ortalık iyice aydınlanmadan) Sabah Namazını kıldırır ve birlikte vakfe yaparlar. Vakfe’nin Meş’ar-i Haram yakınlarında ifa edilmesi sünnettir. Buradaki vakfede de herkes içinden geldiğince Ahiret’i ve dünyası için niyazda bulunur. Müzdelife’deki vakfe vakti, fecirden i’tibaren Güneş’in doğmasından biraz önceki zamana değin olan süredir. Güneş doğunca vakfenin vakti çıkmış olur.

MİNA’YA İNİŞ VE ŞEYTANIN TAŞLANMASI

Ortalık gereği gibi aydınlanınca Hacı, Güneş doğmadan önce Mina’ya doğru yola çıkar. Müzdelife’de yahud yolda fasulye büyüklüğünde 70-80 tane taş toplar ve topladığı taşlan yıkar, taşlan kırıp ufalamaz, cemrelere atılan taşları alıp atmaz. Mina’ya vannca Akabe cemresine (büyük Şeytan’a) yedi taş atar ve ilk atışta telbiyeyi keser.

TAŞ ATMALARLA ALAKALI MESELELER

1)        Taş atmanın vakitleri :

Taşlamalar, Bayramın birinci günü ile birinci gününden sonraki üç gündür. (Teşrik Günleri). Bu dört günün dışında taşlama yapılmaz. Bu günlerde yapılacak taşlamalann sünnet, mübah ve mekrüh zamanlan vardır. Şöyle ki:

Birinci Gün;

  1. a) Kurban Bayramının birinci günü fecir doğduktan sonra Güneş batıncaya değin Akabe’de taş atmak mekrühtur.
  2. b) Güneş’in doğmasıyla zeval vakti arasındaki süre taş atma için sünnet olan vakittir.
  3. c) Güneş’in zevalinden (Öğle vaktinin girdiği andan) i’tibaren Güneş batıncaya kadarki zaman taşlama için mübah vakittir.

Birinci gün fecir doğmadan önce yapılacak taşlama sahih olmaz.

İkinci ve Üçüncü Günler :

İkinci ve üçüncü günlerdeki taşlamalar için biri sünnet diğeri mekrüh vakitler olmak üzere iki vakit vardır:

  1. a) Güneş’in zevalinden i’tibaren Güneş batıncaya kadarki süre taşlama için sünnet vakittir.
  2. b) Güneş battıktan sonra fecir doğuncaya kadarki süre de taşlama için mekrüh bir vakittir. Yani bu zaman zarfında atılan taşlar geçerli, fakat bu ana bırakılmaları mekrühtur.

İkinci ve üçüncü günlerin taşlamaları zevalden önce yapılamaz.

Dördüncü Gün:

Taş atma zamanı fecr-i sadık’ın zuhürundan (tanyerinin ağardığı andan) Güneş batıncaya kadar olan süredir. Ancak taşların zaval vaktinden sonra atılması sünnettir. Dördüncü gün Güneş’in batışıyla taş atma vakti sona erer.

2)        Atılan şeyin cinsi :

Atılan şeyler çakıl, kuru çamur, kerpiç gibi yer cinsinden olmalıdır.

3)        Taşlar nasıl atılır ?

Taşlar, başparmak ile işaret parmağı arasına alınarak atılır. Atmak şarttır. Taşın cemreye konulması kafi’ gelmez. Atılan taşların cemre üzerine veya yakınına düşmesi gerekir. Birbuçuk metreden uzağa düşen taşlar sayılmaz. Uzağa düşen taşın yerine başkası atılır.

Her cemreye sağ el ile yedi defa atılır. Yedi taşın ayrı ayrı atılması icabeder. Fazla atılan taşlardan dolayı ceza gerekmez ise de mekrühtur.

Taşlar vadinin aşağısından yukan doğru gidilerek atılır, bu sünnettir. Akabe cemreleri atılırken Mina sağ tarafa, Mekke de sol tarafa alınır, bu sünnettir.

Küçük ve orta cemrelere taş atıldıktan sonra, mahallerinde dua edilir. Akabe cemresinde ise taşlar atıldıktan sonra hemen uzaklaşılır, dua yapılmaz. Her taş atışta:

Bismillahi vallahü ekber

«Bismillahi vallahü ekber. Allahümmec’al Haci mebrüran ve sa’yi meşküran ve zenbi mağfüra.»

Manası:

«Allah’ın adıyla. Allah en yücedir. İlahi! Hacımı kabül, amelimi makbül eyle, günahlarımı bağışla.» denir. Yahüd «Allahü Ekber» diye tekbir getirilir.

İHRAM’DAN ŞARTLI İLK ÇIKIŞ

îfrad Hac’ına niyet etmiş olan Hacı, yukarıda açıklandığı şekilde birinci gün Akabe cemresine taşları attıktan sonra dilerse kurban keser ve bundan sonra traş olur veya saçlarının uçlarından bir miktar alır. Traş olunca hanımına yaklaşma öpüşme ve okşama gibi fiiller hariç, ihramm bütün yasaklan kendisine helal olur.

Saçlann tamamının kesilmesi veya tamamının kısaltılması sünnettir ve erkeklerin traş olmaları daha çok fazilet vesilesidir. Saçlarının tamamını kestirmek istemeyenlerin Hanefi Mezhebine göre, başlannın en az dörtte birini traş etmeleri veya saçlanndan parmak uçlan kadar kısaltmaları gerekir.

Kadınlar, saçlarının uçlanndan yalnız biraz kesiverirler.

Saçsız olanlar, başlarının üzerine ustura veya makineyi veya makası gezdirmekle bu vecibeyi yerine getirmiş olurlar.

Saçlann traş edilme yeri Harem bölgesidir. Hac veya Umre yapan kimse Harem sınırlan dışında tıraş olunca veya saçlarını kısaltınca ihramdan çıkar ise de ceza kurbanı kesmesi gerekir. Traş veya kısaltma kurban kesme günlerinde yapılır. Daha sonraya bırakılırsa, kurban kesmek icab eder.

ZİYARET TAVAFINI YAPMAK ÜZERE MEKKE’YE İNİŞ

Hacı saçlarını traş ettikten yahüd kısalttıktan sonra Ziyaret Tavafını yapmak üzere aynı gün, yani Bayramın birinci günü – ki birinci günü yaılması efdaldir – bu mümkün olmazsa ikinci yahüd üçüncü günü Mekke’ye inerek Ziyaret Tavafını yapar. Eğer Kudüm Tavafını yaptıktan sonra Safa ile Merve arasında sa’y etmiş ise, Ziyaret Tavafında remel ve sa’y yapması gerekmez. Ama Kudüm Tavafından sonra sa’y etmemiş ise, Ziyaret Tavafından sonra sa’y yapacağı için, tavafın ilk üç şavtında ıztıba ve remel yapar. (Iztıba: Tavafa başlamadan önce nidanın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atmak, sağ omuzu ve kolu ridanın dışında bırakılır.)

Ziyaret Tavafından sonra tamamen ihramdan çıkılmış olur ve dolayısıyla hanımına yaklaşabilir. Şeytan taşlanan günlerde Mina’da gecelemek sünnet, başka yerlerde kalmak mekrüh olduğundan Ziyaret Tavafından sonra tekrar Mina’ya döner.

MİNA’DAN AYRILIŞ

Hacı Mekke’ye dönmek için acele ettiğinde, Bayramın üçüncü günü taşları attıktan sonra Güneş batmadan Mina’dan ayrılarak Mekke’ye iner ve elinde kalan yirmi bir taşı ya ihtiyacı olana verir ya da bir yere bırakır. Ama Bayramın dördüncü günü fecr-i sadık zuhür ettiğinde henüz Mina’dan ayrılmamış olursa, her üç cemre’ye o gün de taş atması gerekir. Bayramın dördüncü günü taşları attıktan sonra artık Mina’da kalmaz, Mekke’ye inmek üzere hareket eder.

Yolda «Muhassab» denilen yerde bir süre eğlenerek namaz kılar, Kur’an okur, dua ve niyazda bulunur. Ardından Mekke’ye varır istediği kadar kalır.

MEKKE’DEN AYRILIŞ

Mekke’den hemen ayrılması gerekiyor ise Beyt-i Şerif’e giderek Veda Tavafını yapar. Bu tavafta remel yapılmaz. Bu tavaf, Mikat mahalleri dışında oturanlara vaciptir. Hacı Veda Tavafını yapıp iki rek’at Tavaf Namazı kıldıktan sonra Zemzem kuyusunun başına vararak Ka’be’ye karşı ayakta durur ve Beytullah’a bakarak kana kana Zemzem içer, üzerine dökünür. Zemzem’i ağzına götürürken :

«Allahümme innî es’elüke ilmen nafian ve rizkan vasian ve şifaen min külli dain.»

Manası:

«İlahi! Sen’den bol rızık, yararlı ilim, her hastalıktan şifa diliyorum.» diye dua eder.

Zemzem suyunu içtikten sonra Ka’be’nin kapısına gelerek eşiğini öper, yüzünü, göğsünü sürer, mümkün olursa içeri girerek iki rek’at namaz kılar, sağ yanağını Mültezem’e koyar ve sağ elini kaldırarak :

Essailü

«Essailü bi babike yes’elüke min fadlike ve mağfiretike ve yercü rahmeteke.»

Manası :

«Ya Rabbi! Dilenci kapında. Senin lütfunu ve mağfiretini diliyor, rahmetini umuyor.» diye kemal-i huzür ve huşü ile niyazda bulunur. Ka’be’nin perdelerine yapışarak gözyaşları döker. Büyük bir kederle, hasret bakışlarıyla ağlaya ağlaya veya böyle bir havaya bürünerek geri geri çekilerek Mescid-i Haram’dan çıkar.

HAC’DA KADINLARIN ERKEKLERDEN AYRILDIKLARI HUSÜSLAR

Anlatılan Hac vazifelerinin tümünde kadınlar da erkekler gibi hareket etmekle yükümlüdürler. Yalnız aşağıdaki noktalarda farklı davranırlar:

1)      Kadınlar başlarını açmazlar, sadece biraz yüzlerini açarlar. Dikişli elbise giyinirler, takı takınırlar, mest, ayakkabı, çorap giyebilirler.

2)      Telbiye ve dua yaparken, tehlil ve tekbir getirirken seslerini yükseltmezler, kendilerini işitecek kadar bir sesle söylerler.

3)      Tavafta remel yapmazlar. Safa ile Merve arasında sa’y ederken iki yeşil sütün arasında hervele yapmazlar (çalımlı yürümezler).

4)      Kalabalık anlarda istilam yapmazlar. Safa ile Merve’nin tepe noktalarının uçlarına çıkmazlar.

5)      İhramdan çıkmak için saçlarını kısaltmazlar. Saçlarının uçlarından biraz almakla ihramdan çıkmış olurlar.

6)      Kadınlık halleri sebebiyle Ziyaret Tavafını Kurban Bayramı günlerinde yapamadıklarında, kendilerine bir şey lazım gelmez.

7)      Adet görmekteki kadınlar Veda Tavafını yapmazlar. Sadece Harem-i Şerif’in kapısına kadar varırlar, içeri girmeden veda edip ayrılırlar.

Umre

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı

Yükleniyor...
Başa dön tuşu